Aynada yok yok, sadece ‘biz’ yokuz!

‘Las Meninas’ (La famiglia di Filippo IV) ne Filippo IV’ün, ne de eşinin vücûd bulduğu bir resim. Onların sadece silik bir portresi var arkada, duvarda, ayna olduğu söylenen bir çerçevede. Bir mü’mini bulup aynaya bakmak için önce bizim mü’min olmamız şart. Bizim mü’min olmamız içinse tecrid olmaktan çıkıp tefrid durumuna geçmemiz lâzım. Tabloda fark edilmeliyiz. Eğer nedimelerden, soytarılardan, uşaklardan ayırt edilemiyorsak tefrid durumuna geçememişiz demektir. On dokuzuncu yüzyılın başlarında aynadan görünen suretimiz, Filippo IV’ün ve eşinin sureti gibi silik, belirsiz bir surattır. Sahneyi dolduranlarsa, en öndeki kör köpek ve familyamız!

 

Las_Meninas_(1656),_by_Velazquez (Resmi büyütmek için üzerine dokunun.)

Aynaya bakacak halimiz var mı?
Ne halde olduğumuzu yansıtacak ayna var mı?

Yok! Halimiz perişan.
Yok! Karamsarım. Ayna karamsarlığımı gösteriyor.
Yok! Şu anda durumun karanlık olduğunu görüyorum.

“Bunun için de her mü’minin bir mü’min bulup aynaya bakması lâzım.” diyor İsmet Özel.
Ve devamında şöyle diyor: “Aynada ne görecek? Aynada çileci münzevinin yansıması yok. Zira inziva aynasız kalma yeridir. Aynada sofulukla şişirilmiş maneviyat hiç yok. Maddî varlığın inkârını aynaya aksettirmeğe güç yetirilemez. Aynadan görünen nedimeler midir? Sohbet arkadaşları mı? Nedimelerin köpeklerinden biri mi? Yoksa ayna savaşı mı gösteriyor? Yani aynaya sır çalındıysa Allah’a itaat edenlerle Allah’a isyan edenler arasında cereyan eden ve cennetten kopuşla kıyametin kopuşuna kadar devam edeceğine iman edilen savaşı göstermek üzere mi çalınmış? Her çağda ve dünyanın her yerinde insanlar birbirleriyle niçin harp etti? Aynaya takılmak için yaratılan gözümüz bunlar arasından şimdiki halimize mânâ kazandıracak olanları ayırt edebiliyor mu?”
(İsmet Özel’in Çelimli Çalım‘ın ortasındaki “Dünlenmek, Bugünlemek, Yarınsamak” başlıklı yazısından; sayı 16, Zilhicce 1436)

 

………………………………………….

önceki “aynadan giriş”ler: