Ebubekir Eroğlu / İçkale
Yazıyı oku

ic-kale_-ebubekir-eroglu-7543

Ebubekir Eroğlu’nun Mayıs 2015 tarihli İçkale’si yüz elli üç sayfalık bir şiir kitabı. Etliyle sütlüyü pek karıştırmıyor Eroğlu. Bir sürü harf, kelime, dize; elbette riski göze alarak müsrif davranıyor, ancak şiirin hebâ olduğunu söylemek zor. Ben, daha çok İçkale bölümünde dolaşmaktan zevk aldım, diğer bölümde, Şehirde dolaşmak sıktı beni biraz.
İslâm değerlerine bağlanmış şairlerin (İslâmcı demeyi sevmiyorum) son on yıllık zamanda peşpeşe, sayfalarca süren şiirler yayınladıklarına tanık oluyorum.

Devam →

Genel ilgisizlik
Yazıyı oku

Ne diyordu Enis Batur, kulak vermek, ihmal etmemek gerekir söylediklerini: “tenha şiir kavmi için yazmak durumundayız. Türkiye’de şifahi yanı ağır basan şairler kabul görmüştür genellikle. Bir de ideolojik okumalar sözkonusudur. […] Türkiye’de, bu eğitim düzeniyle, kitle iletişim araçlarının bu düzeniyle ‘iyi okur’ sayısı zor artar, daha çok ‘ortalama okur’ üreten bir sistemin içinde yaşıyoruz.”
(Enis Batur, Işık, Noktürn y., 2013, s: 115-116)

Milletvekili adaylarının -hangi parti olursa olsun- suretlerini görmek,

Devam →

Genel ilgi-2
Yazıyı oku

Genel ilgiden bahsediyoruz; Türkiye’deki genel ilgiden bahsediyoruz; bugün Türkiye’de genel ilgi şiirden nasipsiz. Şuurla, şiirle irtibatı ve münasebeti olmayan, şiirle vaziyet almayı unutan, şiire istinat etmeyen bir Türkiye’de yaşıyor insanlar. Evet, nasıl yaşıyorsa yaşıyor!

Devam →

İkinci cemre
Yazıyı oku

Bugün: 27 Şubat: İkinci cemrenin suya düşüşü.

Şeyh Galib:

Etdi bu şitâ cemreleri dîvâne

Söndürdü külün savurdu hep meydâna

Hakkâ ki bahâra nisbeten eyledi berf

Zîr ü zeber-i zemîni Kâğıdhâne

 

Nev’i:

Bir cemre düşmedük dahi ‘unsur mı var dakı

Nâr-ı Halîl olursa ısıtmaz ten-i nigâr

 

Karamanlı Aynî:

Hemîşe tâb-ı ruhunla bahâra cemre düşer

Virür harâreti belki nehâra cemre düşer

Devam →

Adorno ve Santayana
Yazıyı oku

Şimdi (nedense ‘imdi’ diyenler var, bunu hiç anlamıyorum) Theodor Ludwig Wiesengrund-Adorno ismindeki zatın 1949’da sarf ettiği mâhut söz “Auschwitz’ten sonra bir şiir yazmaksa barbarlıktır” diye başlar (“Nach Auschwitz ein Gedicht zu schreiben, ist barbarisch”).

Diyor ki Adorno: “Düşüncelerinizi ve davranışlarınızı öyle bir ayarlayın ki, Auschwitz tekrarlanmasın, asla benzeri olmasın!” Yani şiir yazarak, şairane düşüncelerle, imgelerle falan vakit kaybetmeyin! Eğer Auschwitz’ten sonra şiir yazmayı denerseniz Auschwitz’in hâlâ yaşanmış olma gerçekliğini yok etmiş,

Devam →

Ece Ayhan’la ilgili…
Yazıyı oku

14f64774-afb4-488b-8a34-88eec7f4551aVe Yayınevi, Ece Ayhan’dan Ülkü Başsoy’a Mektuplar, Kartlar‘dan oluşan “Anacığım, Merhaba!” adlı hoş, nezih, dikkat çekici bir kitap yayınladı, basım tarihi: Ekim 2014.

Kitabı yayına Kenan Yücel hazırlamış.

1963 yılından 1998’e kadar Türkiye’nin dış temsilciliklerinde görevler alan Ülkü Başsoy’la SBF’de (önceki adıyla Mülkiye)  1953-1954 öğrenim yılından itibaren Ece Ayhan, iki sınıf ilerdeki Cemal Süreya ve Sezai Karakoç, bir alt sınıftaki Ergin Günçe ve bir üst sınıftaki Tevfik Akdağ’ın yer aldığı İkinci Yeni dönemine ilginç bir seyahat.

Devam →

Bir İsmet Özel kitabı:
‘Türk Olamadıysan
Oldun Amerikalı’
Yazıyı oku

TOOA_WEB_HABER turk-olamadiysan-oldun-amerikalid31e18a4a2a2b697d63122c2844968af

İsmet Özel’in yeni kitabı Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı Tiyo (Tam İstiklâl Yayıcılık Ortaklığı) tarafından yayınlandı.
Kitap, Temmuz 2013’de birinci basımı yapılan Küfrün İhsanı Olmaz gibi hem Kur’an harflerine sahip, hem de Latin harflerine sahip iki Türkçeyle çift kapaklı olarak basıldı. Kur’an harflerine sahip Türkçe, sakın Osmanlıca falan zannetmeyin!

Kkitaptaki başlıklardan biri şöyle:
“Ya Gâvurlardan Birisin Veya Türklerden Biri:
Arzın Sathında Bir Üçüncü Zümrenin yeri Kalmadı.”

Devam →