Görgüsüz kalabalık

“Vahdet kesretin tehdidi altındadır.” Böyle diyor dünkü, 10 Muharrem 1439 dolayısıyla paylaştığı tweetinde Devlet Bahçeli.
Görgüsüz, kaba-saba, kasaba-kentli, sıradanlıkla yaşayan, donanımsız, bürokrat-teknokrat kafa ve ruha sahip, makalesini bilgisayarında yazan, gazetesini, makalesini bilgisayarında okuyan, sadece sosyal medyayı takip eden bir insan türü ortaya çıktı. Ve bunlar da maalesef “kültürel iktidar” dersinden sınıf atlayamadı! Estetik değerlere saygılı, kültürel yönden modernleşme atılımlarından beri yapıl(a)mayan işlere imza atan, ekonomik canlılığı desteklerken sanatsal-kültürel-düşünsel canlılığa da destek çıkan muktedirler görmek isterdim. İktidar/erk aygıtının insanlara bambaşka sorumluluklar yüklediği görülüyor.


“American way of life” maalesef her kesimin, bütün kamp sakinlerinin başlarını döndürüyor, başlarını örtüyor, başlarını serin tutuyor. Derin düşünen başlardan ne yazık ki mahrumuz; bir süre sonra derin düşünene rastlamayacağız bu gidişle. Yaşanan büyük bir görgüsüzlüktür! Küresel bir görgüsüzlük altındayız. En fazla etkiye maruz kalan Türkler, özellikle de İstanbul!
Kent mobilyalarından ev dekorasyonuna, kılık kıyafete kadar görgü eksikliği, gösteriş düşkünlüğü, büyük bir zevksizlik göze çarpmakta. Neden? Görgüsüz olmak zorunda mı herkes? Ne yazık ki evet!
Çünkü kimse, hiçbir kampın yöneticileri kendi karakterini, kendi üslûbunu ortaya koymadı, koyamadı bugüne kadar. O yöneticilerden de zaten kendine has bir duruşa sahip olmasını beklemedi, istemedi kamp sakinleri; kendi gibi olmasını, kendinden biri gibi davranmasını bekledi. Herkes, karşı çıktığı kesimin imgesine bakarak, ona göre, o imgeye nispetle kendini ortaya koyuyor. Kimse kendi aynasında kendi imgesine bakmıyor.
Cemal Süreya, Papirüs’ün Temmuz 1966 sayısının başyazısında ‘Sağcıların Çıkmazı’ndan söz etmişti: “Sağcıların fikirleri birer karşı-fikir olmaktan ileri gitmemektedir. Sağcı entelektüelin tuhaf bir şekilde sola bağlı olduğunu, kendini düşmanına göre ayarladığını görüyoruz.”
Bugün herkes (solculuk taslayanlar bile!) sağcı olduğunu ilan etmiş durumda; çünkü herkes (her kesim) American aynasına bakıyor! American aynasında kendini bulmaya, ifade etmeye çalışıyor. Görgüsüzlüğün, zavallılığın, yetersizliğin göstergesi budur.