Erzincanlılar devir teslim töreni

veya Bir ‘Dergâh’ta 25 yıl!

12 Aralık 2015’te ‘İhtar’daki yazının başlığı şuydu: “Eraslan, İsmet Özel’e zihninde alan açmış!” Bu yazıda, Sibel Eraslan’ın Star’daki bir yazısına değiniliyordu. Eraslan, Star’daki yazısında Mustafa Kutlu’nun Dergâh’taki vedasıyla ilgili birkaç satırla da olsa köşesinde alan açmış.

Diyor ki Sibel Hanım:

“Dergah Edebiyat Dergisi, yerliliğe has siyasi duruşu olduğu halde aktüel siyasete yaslanmayan tavrıyla, hem mektep, hem de “alan” olagelmiştir bizler için. Yeni yönetime başarılar dileriz lakin Hocamızın dergiden ayrılış haberini hüzünle karşıladık. Bu mevzunun yayım dünyasında “gençlere alan açmak” cihetinden tartışılmasını ise hem abes hem hoyratça bulurum. Zira “alan açmak”, sanatın değil, politikanın mevzuudur. Falih Rıfkı Bey’e vakti zamanında açılan alan, Tanpınar’a vakti zamanında kapatılmıştı da ne oldu… Selim İleri tek başına, neyi kaybetti…”

Burada enteresan şeyler, enteresan isimler, enteresan bağlantılar var. Beni güldürdü, şu “aktüel siyasete yaslanmayan tavır” ifadesi. Veda mektubunun sonuna bakın, ne dediğimi anlayacaksınız. Zikredilen isimlerden oluşan tabloda ise Türkiye’de sanatla politikanın, nasıl ve nelerin feda edilerek birbirinden ayrıştırılamaz bir kıvamda, hangi tavırla yoğurulduğu, biçimlendirildiği gözükmektedir. Bakalım  yeni yazı işleri müdürü kaç yıl sonra veda edecek, ona ne kadar süre ayarlandı?

İşte “Veda” başlıklı mektup:

İlk sayısını Mart 1990’da çıkardığımız Dergâh Dergisi’nin ‘’Yazı İşleri’’ görevinden ayrılıyorum. Tanıyanlar bilir, uzun vedaları sevmiyorum. Bu görevi artık Ali Ayçil yürütecek. Ali Ayçil ismini Asım Erverdi’ye ben teklif ettim. Dergah’la ilgili tüm sorumluluk bundan böyle ona aittir. Ürünlerinizi ve mektuplarınızı Ali Ayçil’e gönderin. Bu yirmi beş yıl nasıl geçti? Rüzgar gibi. Geçen zaman içinde kimin kalbini kırdım, kimi üzdüysem hakkını helal etsin. Ben eğer varsa hakkım, helal ediyorum. Cenab-ı Hak yar ve yardımcımız olsun.

Mustafa Kutlu

17 Kasım 2015

Ezel Erverdi’nin mektubu biraz daha uzun, son bölümde şöyle diyor:

Çok kısa bir ‘’veda’’ yazmış. Ben tamamlıyorum. Yayınevindeki masası, köşesi hep duracak, istediği zaman gelecek. Görevi devrettiği hemşehrisi ve arkadaşı Ali Ayçil’le yirmi senedir tanışırlar. Son senelerde dergiye az yazı yazıyordu artık daha çok yazacak. Bütün okuyucuları gibi ben de yeni kitaplarını bekliyorum.

İlk röportajı ben yapacağım, canım kardeşim…

Ezel Erverdi

17 Kasım 2015

Hocanızın dergiden ayrılış haberini hüzünle karşılamanıza gerek yok Sibel Hanım. Mustafa Bey’in bir yerden ayrıldığı falan yok ki!

Bana gelince: Benim (Ömer Aksay’ın) Dergâh’ta yazmam, bilemediğim nedenlerle engellendi. Birkaç kez zorla çalışmalarımı gönderdim, olmayınca göndermeyi bıraktım. Bundan sonra da değişen bir şey olmayacak, bana en ufak bir yer açılmayacağından eminim. (Hiç de umurumda değil, ancak yakışmayacak şeyler var!) Ha, bunları sadece Dergâh’a bakıp söylemiyorum; hangi derginin yazı işleri müdürünü “aktüel siyasete yaslanmayan tavrıyla” beş-on yıl durdururlar, soruyorum. Vesselâm.

……………………………….

“Eraslan, İsmet Özel’e zihninde alan açmış!” (Bu yazıyı okumak için üstüne dokunun.)