Alice’in aynası

 

 

 

 

 

 

Alice’s Adventures Under Ground, 1864
Lewis Carroll’ın kendi el yazısı ve resimleriyle
orijinal el yazmasından bir sayfa.

 

 

 

Lewis Carroll’ın 1871-1872’de yazdığı Through the Looking-Glass (Ayna Sayesinde; Tomris Uyar tarafından Türkçeye çevrilen kitabın adıysa: Aynanın İçinden) Alice’s Adventures in Wonderland‘ın (Alice Harikalar Diyarında) devamıdır. Bu kitapta Carroll bize bir ayna oyunu, ayna sayesinde kurulan bir oyunu sunar.

Aice, aynadan (veya aynaya) geçerek bambaşka bir dünyaya girer, Borges’in büyüleyici aynasında olduğu gibi aynaların içine girebiliyor, sonra dışarı çıkabiliyordur. Alice’in girdiği bu dünyada her şey, geldiği dünyadakine göre ters ve çok boyutludur.
Alice şöyle düşünür: “Beni ayna sayesinde bu tarafta gördüklerinde, bana erişememeleri ne keyifli olacak!.”
(“Oh, what fun it’ll be, when they see me through the glass in here, and can’t get at me!”)
Milyonlarca Alice, aynaların içinde kendini kaybediyor; New York, Paris, Milano, Londra, İstanbul, Hollywood… Aynalar dünyasında milyonlarca yanılsamayla, milyarlarca imgeyle, anılar, kavgalar; boy aynasında arkana bakmadan unuttuğun milyonlarca Alice, yansımadan ibaret; önümüze çıkanların tümü Alice olduğunun bile farkında değil.
Alice sayesinde şunu sormalıyız kendimize: İçinde miyiz oyunun, dışında mı? Aynanın içinde ne bulduğumuz da önemli.