Bergman’ın aynası

 

Såsom i en spegel (1961). “Ayna Sayesinde” diye çevirmekten yanayım ben.
Ingmar Bergman’ın, kamerasıyla (mercek/ayna) ruhundaki aynada belirsiz hakikati (İslâm’ın dışındaki aynalarda yansıyan belirsiz hakikati, küfrün örttüğü, kararttığı aynalardaki hakikati) aralamaya, aydınlatmaya (bu filimde ışığı kullanışıyla) çalıştığını görüyorum.
Kur’an haricinde başka neye gönderme yapılabilir?
Aziz Paulus’un Korintuslulara birinci mektubunun on üçüncü bölümüne: “Çünkü şimdi, aynada anlaşılmaz bir biçimde [kendimi bile teşhis edemeden] görüyorum, fakat o zaman [hakikatle] yüz yüze geleceğiz. Şimdi az biliyorum, fakat o zaman bilindiğim [teşhis edildiğim] gibi bileceğim…” (Köşeli ayraç içindekiler Aziz Paulus’a ait değil.)
Dünyada hakikati bir aynanın yansıttığı gibi/kadar görüyor, seçmeye çalışıyoruz. Çoğu zaman aynada belirsizlikle karşılaşıyoruz. İnsan uykudadır, öldüğünde uyanır. Burada (perdede/sinemada/dünyada) görüp görebileceğimiz hep karaltı, karanlık, kasvet, bulanıklık, çarpıklık ve yanılsama. Işık bile sahte. Hiçbir şey bildiğimiz gibi değildir.
Hakikatle yüzleşmek için bekleyip göreceğiz…
Yine de Bergman’ın bir parça îtibarı var.