Yaşar Kemal ölmeden önce…

 

Ben Yaşar Kemal’in ya da Orhan Pamuk’un Nobel almasını çok istiyorum. Neden? Çünkü onlara Nobel verilirse, biz yabancılara şunu diyebiliriz gönül rahatlığıyla: O Nobel verdiğiniz şahıslar bizim edebiyatımızın en başarılı isimleri değildir. Ve gerçekten de değildirler.

İsmet Özel, Yaşar Kemal hayattayken, on dört sene önce böyle demişti, Sefa Kaplan’ın Picus’un 14. sayısında yaptığı söyleşide, Eylül 2004’te.

Cemil Meriç de, Yaşar Kemal hakkında, ta 1964’ün Kasım’ında, Jurnal’inde şunları demiş:

Batı İnce Memed‘i bizi küçük görmek için çevirdi. İnce Memed [Batı’nın, kafasındaki Şark imajına] uyduğu için hoşuna gider. Yaşar Kemal Batı’da hiç kimsenin rakibi değildir. Nebadat [botanik] bahçesinde tatsız tuzsuz bir ot. […] Yaşar’ı üniversal yapan reculiyeti [erkekliği]. Yahudi kızı İnce Memed‘i İngilizceye çevirmese dünya edebiyatı bu şahaserden ebediyyen mahrum kalacaktı. Neden Orhan Kemal milletlerarası olamadı? Köy romanını Yaşar’dan önce, Yaşar’dan güzel yazdığı halde. Cevap basit: Felek karşısına bir Yahudi kızı çıkarmadı.

Ekşi Sözlük’te, 2002’de, Yaşar Kemal’in elli senelik hayat arkadaşı Tilda Kemal hakkındaki bir girindi (entry) şu şekilde (aynen): “yahudi cemaatine mensup olması nedeniyle yaşar kemal’in dünyaya tanıtımındaki en önemli etkendi.”

4 mart 2015 tarihli Şalom gazetesi: “Kemal’in dünya edebiyatında tanınmasında en büyük etken ise ilk eşi Tilda oldu. Asıl adı Mathilda olan Tilda Kemal, Abdülhamit’in baştabibi, Yahudi asıllı Jak Mandil Paşa’nın torunu, Osmanlı Bankası Genel Müdürü’nün kızıydı.”

İlber Ortaylı’nın 29 Ocak 2001 tarihli Milliyet Pazar’daki Tilda Gökçeli başlıklı yazısından:

İlahiyat Profesörü Emin Işık; Teşvikiye Camii’ndeki kalabalık cenaze namazından sonra Zincirlikuyu’daki kabri başında onun [Tilda Gökçeli] için; “Yaşar Kemal gibi değerli bir varlığımıza hizmet etmiş bir memleket evladı yatıyor” diyordu. Herkes Tilda Gökçeli’yi, Yaşar Kemal’in 17 romanını İngilizce’ye aktaran mütercim olarak tanıyor, ama bu kültür aktarımının ardındaki portreyi yeni yeni değerlendirmeye başlıyoruz.
Tilda Gökçeli, 1940’ların parlayan yazarının eşi ve mütercimi, hiçbir zaman sıradan olmayan zeka ve nitelikte bir zarif insandı. II. Abdülhamid devrinin ünlü saray hekimi Jak Mandil Paşa’nın torunu… Mandil Paşa kültür tarihimizde “Lisanı Türki Komisyonu”nu teşkil ederek Osmanlı Musevileri’nin dil ve kültür alanında Türkleştirilmesi için çalışan bir Osmanlı münevveri… 1923 doğumlu bilgili, diller bilen bir genç olan Tilda 1948’de İngiliz NAFEN haber ajansında çevirmenlik yaparken Yaşar Kemal’i tanımış ve hayran olduğu genç yazarın bu tarihten sonra mütercimi olmayı iş edinmişti.