yeni bir meydan muharebesi

“Türk siyaseti Haçova Meydan Muharebesi’yle başlayan bir vakıadır.” Böyle diyor İsmet Özel; Türk tarihini bununla başlatmıyor, ama Türk siyasi tarihinin Haçova Meydan Muharebesi’yle başladığını söylüyor. “Çünkü” diyor, “bu meydan muharebesi devletin resmi güçleri Haçlı Ordusu tarafından bozguna uğratıldıktan sonra yağmaya dalan Haçlı Orduları üzerine ellerindeki baltalar, nacaklar, bıçaklarla saldıran ve onları hakladıkça da ‘Kâfir kaçtı!’ diye nida fırlatan Türk Milleti’nin kazandığı zaferdir.”

Bugün de, her zamanki gibi, yaşanan, yaşanmakta olan vakıa aynaya doğru bir bakışla bir meydan muharebesi değil mi? Hem de aynen Haçova’daki gibi, devletin resmi güçleri Haçlı Ordusu tarafından bozguna uğratılmaya kalkışılmış ve bu bozguncuların üzerine giden, karşı koyan Türk Milleti bir zafer kazanmıştır.

“Avrupa’da Düvel-i Muazzama denen unsurların hiçbiri Türklerle siyasi ve askeri zıtlaşmada iki cephe olmadı. Her zaman Türkleri kendi içlerindeki unsurlarla baş başa bıraktılar” diyen İsmet Özel’e göre “Türkler her zaman karşılarında birtakım uşakları, kuklaları, aletleri, robotları buluyorlardı.” Bugün de olduğu gibi. Vakıa aynıdır, değişiklik sadece Türk siyasetine yön veren, dümeni çevirenlerdedir. Türkler karşılarında yine finans sisteminin, sermayenin uşaklarını, kuklalarını, onlara alet olanları, sistemin uzaktan kumandalı robotlarını buldular.