İhyâ Tercüme ve Şerhi

Gazâlî’nin büyük eseri İhyâu Ulûmi’d-Dîn’in Türkçe tercümeleri ne yazık ki felâket. Elimizdeki mevcut tercümeler sırasıyla: Ahmed Serdaroğlu, Ali Arslan, Mehmed A. Müftüoğlu ve Sıtkı Gülle tercümeleridir. Abdulhalık Duran’ın da tercümesi var, ama ona tercüme demek doğru olmaz, neyse onun sözünü etmeyelim şimdi, çünkü apayrı bir bahis o, bir saldırı diyebiliriz! Elimizdeki mevcut tercümelerin ne yazık ki, hem redaksiyon, hem tercüme bakımından Türk okurunu İhyâ’dan uzak tutmak için yapılmış işler olduğuna inanıyorum. Başka hiçbir eserin başına bu felâket getirilmedi! Bu, uzun bir konu, merak edenler şu yazımıza bakabilirler: http://www.aynayaozgu.com/gazaliyi-anlamak
İhyâ’nın asıl ve tek muazzam tercümesi, Hilmi Ziya Ülken’den öğrendiğimize göre, 1879’da tamamlanmış olan, mütercimi İstanbul Hukuk Fakültesi Profesörü Ebu’l-ulâ Bey’in babası, Ağazade diye tanınan Mardinli Yusuf Sıdkî Efendi’ye ait dokuz ciltlik haşiyeli tercümedir. Eser, II. Abdülhamid Han’a sunulmuş, ama basımı mümkün olmamış. İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi Yıldız Yazmaları arasında bulunan bu  tercüme ve şerh, 2015’te Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından yayımlanmaya başlandı. Henüz üçüncü cildi yayımlanan kitabın iç kapağındaki Kütüphane Bilgi Kartı’ndan 11 cilt olacağını öğreniyoruz.
Kitabı, sadece Latin harfleri kullanılan bugünkü Türkçe’de olduğu gibi okuyoruz. 1879’daki Türkçe’nin dili ile bugünkü Türkçe’nin dili (lûgati) arasındaki uçurumun da tanığı oluyoruz. Ders çalışır gibi, lugâtle okumak gerekiyor, ama verilen emeğe değer.
Mustafa Koç ve Eyüp Tanrıverdi tarafından yayına hazırlanan bu îtibarı yüksek eseri yayımlayan Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’na teşekkür ediyoruz.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı başka eserler de yayımlamakta. Kurumun web sitesinden bakılabilir.