Aylak Adam’ın kitapları
Yazıyı oku

24 Nisan 2016’da duyurmuştuk ‘Finneganın Vahı’nı, yine burada, îtibar bölümünde.
http://www.aynayaozgu.com/itibar/finneganin-vahi
Aylak Adam Kültür Sanat Yayıncılık tarafından Ocak 2016’da ilk cildi yayınlanan ‘Finneganın Vahı’ James Joyce’un Finnegans Wake adlı romanının ‘terscüme‘siydi.  Bu ilginç  ‘terscüme’ Umur Çelikyay’a aitti. Umur Çelikyay’ın kitapta, Türkçeleştirene Dair başlığıyla bir sayfalık hayat hikâyesine de yer verilmiş. Bu ilginç hikâyeden, Umur Çelikyay’ın Finnegans Wake’i tercüme edebilecek yetkinliğe sahip olduğu anlaşılıyordu.
Şu anda ilk cildi yayımlanan kitabın ikinci cildi de 2016’da yayınlanacak mı acaba? 

Devam →

Enis Batur’dan dramatik şiirler
Yazıyı oku

Yanık Dîvan

0000000710729-1   ENISICERI

Enis Batur’un, 2015’de yayımlanan Doğu-Batı Dîvanı başlığı altında 1988-2009 aralığını kapsayan tüm ‘Dramatik Şiirler’inin toplamıyla buluşturmuştu bizi Kırmızı Kedi. Bu kez, 2016’nın güz başında ‘Dramatik Şiirler’in 2010-2016 arasındaki şiirlerden oluşan yeni bölümü geldi: Yanık Dîvan. Enis Batur’un değişik şiir meşreplerine sahip oluşu ve her meşrepte ayrı bir seyrisülûk yaşayışına tanıklık ediyoruz: Yazı Şiirler, Lirik Şiirler ve Dramatik Şiirler.
‘Dramatik Şiirler’ini ‘Dîvan’

Devam →

Yves Bonnefoy’dan sonra..
Yazıyı oku

15299124  Yves Bonnefoy’nın
1 Temmuz 2016 Cuma günü, 93 yaşında dünya hayatına veda ettiğinden Enis Batur’un 11 Temmuz tarihli K24’teki yazısıyla haberim oldu. Batur’un o yazısını da yeni okudum, dürüstçe söylemem gerek.
Bonnefoy’yla benim ilk karşılaşmam 1980’de (19 yaşımda), İsmet Özel’in bir şiiri sayesindedir: Akla Karşı Tezler  4.
“değil mi ki albatrosu Baudelaire’den
Yves Bonnefoy’dan semenderi öğrendim
bir gün bakarsınız
şu güzelim bilgiç beynimi kırıp
teneşir tahtası olarak kullanabilirim.”

Devam →

Arka Kapak
Yazıyı oku

aka-kapak-sayi-7-768x1030

Yıl: 1  Sayı: 7  Nisan 2016  kitap ve kültür dergisi  arkakapak.com
Arka Kapak’ta Enis Batur yedi sayıdır var.
İhsan Fazlıoğlu var. Güzel röportajlar var. Dosyalar iyi.
Yayın yönetmeni Yunus Emre Tozal.
Görsel yönetim, kapak tasarımları güzel.
Arka Kapak nitelikli ve îtibarı olan dergi arayanlar için.

Devam →

Bildiğimiz İstanbul değil bu: Cinlerinki!
Yazıyı oku

Enis Batur, İstanbul’un yılgınlığından bahsederek: “Bir tanrısı olsa, ona yakaracak” der, “aynen ya da özet olarak hiçbir bölümü, telif hakkı sahibinin yazılı izni alınmadan kullanılamayan” Cinlerin İstanbulu’nda. (Remzi Kitabevi, 2015).
Bir tanrısı (ya da Tanrı’sı; aynı yere mi işaret ediyoruz acaba sayın Batur’la?) yok, demek ki İstanbul’un, öyle mi sayın Enis Batur?
Tanrı’sını mı kaybetti İstanbul? Tanrı’sını mı arıyor? Acaba?
Nerede? Ne zaman? Kimin İstanbul’u?
Ne dersiniz?

Devam →

‘Kitab’ın Serüveninde Norgunk ve Enis Batur
Yazıyı oku

‘Saga’ Enis Batur’un Norgunk’tan (Kumran Kitaplığı bölümünde) Mart 2010’da çıkan şiir kitabı.

Kitabın 32 sayfa, 14,5 x 21 cm boyutlarında, 50 TL olduğu ve “tükendi[ği]” yayınevinin norgunk.com adresinde bildiriliyor.

Asıl dikkat çeken bilgi şu:

“Saga”, Mas Matbaacılık’ta 64 adet basıldı, her nüsha numaralandırılıp yazarı tarafından imzalandı. 24 nüsha yazara, 4 nüsha yayınevine ayrıldı, 24 nüsha satışa sunuldu. Kalan 12 nüsha 12 özel kitaplık için ayrı tutuldu.

Devam →

Ayna / Enis Batur
Yazıyı oku

“Aynaya baktığımızda kendimizi bir bakan olarak görüyoruz hemen hep; aynanın, aynadan, bize baktığını, kendimize baktığımızı (bakıldığımızı) algılayamıyoruz. Gördüğümüz bizim tasarımımız değil, aynanınki.”

Enis Batur / Ayna (1975-1976) / 1977 Ada yayınları, s: 59

(‘Ayna‘ya biraz geç baktığımın farkındayım!)

Devam →

Tahta Troya’daki ithaf cümlesinde
Yazıyı oku

Tahta Troya’daki ithaf cümlesinde “Aynaya kandil tutan Ferit Edgü’ye” diyor Enis Batur.  Aynaya kandil tutmak Aynaya Özgü’de bizi ilgilendiriyor.

Bu arada, ‘Ayna’ ve ‘Kandil’ Enis Batur’un Tahta Troya’dan önceki iki kitabıdır; bu iki kitap Ferit Edgü’nün Ada Yayınları’ndan çıkmıştı.

 

Devam →

Adres Defteri: Notos 53
Yazıyı oku

  Kapak Tasarımı: Bülent Erkmen

Notos’un 2015 yaz sayısında Enis Batur, birlikte dolaşmayı teklif ediyor. Çeşitli adreslerde dolaşıyoruz. İlk adresi Enis Batur‘un rehberliğinde ziyaret ediyoruz: Rimbaud. Batur‘un, Rimbaud adresinde bizi daha ziyade buluşturduğu iki isim var: Rimbaud en Abyssiene (1984, Rimbaud Habeşistan’da) adlı çalışmasında kimsenin “vaka”ya ve “vaha”ya onun ölçüsünde nüfuz edemediği Alain Borer ile Necip Fazıl. “Şair, tıpkı babası gibi, Kuran’la hayli haşır neşir olmuş, yakınındaki cahil Müslümanlara ayetleri yorumlayarak okurmuş,

Devam →

Sanat-Edebiyat dergileri ne durumda?
Yazıyı oku

Türkiye’de birçok alanda olduğu gibi, son on-on beş yılda yayınlanan sanat-edebiyat dergilerinde kayda değer hiçbir şey yok! Özellikle İslâm kimliğini (rahatsız olduğum İslâmcı kimliğini) taşıdığını iddia eden kesimin yayınladığı dergilerin durumu bir felâket. Rezâlet demiyorum! Kendi içlerinde al gülüm ver gülüm söyleşen, eğleşen dergiler.
Şiir: Sıfır! Şuur: Sıfır! Diğer kimliklerle ve/veya kimliksiz dolaşanların durumunda bir farklılık mı var sanki? Onlar da aynı, sadece biraz daha dayanıklılık ve örgütlü bir duruş gösteriyorlar. Siyasi iktidarın kültürel iktidarı ele geçirme kavgası, 

Devam →

Genel ilgisizlik
Yazıyı oku

Ne diyordu Enis Batur, kulak vermek, ihmal etmemek gerekir söylediklerini: “tenha şiir kavmi için yazmak durumundayız. Türkiye’de şifahi yanı ağır basan şairler kabul görmüştür genellikle. Bir de ideolojik okumalar sözkonusudur. […] Türkiye’de, bu eğitim düzeniyle, kitle iletişim araçlarının bu düzeniyle ‘iyi okur’ sayısı zor artar, daha çok ‘ortalama okur’ üreten bir sistemin içinde yaşıyoruz.”
(Enis Batur, Işık, Noktürn y., 2013, s: 115-116)

Milletvekili adaylarının -hangi parti olursa olsun- suretlerini görmek,

Devam →

Enis Batur
Yazıyı oku

“[…]  Çoğu
kör cahildi etrafımda şiir yazanların,
cüretlerinin  geldiği yeri hemen gördüm.”

Ağırlaştırıcı Sebepler Dîvanı (2003 – s: 47)

//

“Anlayamadıklarım, anladığımı sandıklarımın kat be kat fazlası. Anlamlandırma çabalarım çoğunlukla bozgun duygusuyla sonuçlandı.”

Mumya Köpek (2011 – s: 9)

//

“Hayırsız hiçbir canlı, hiçbir madde yoktur bana kalırsa, bir tek hayırsız insanlar vardır.
Uzun, murdar tarihiyle: Âdemoğullarından Kabil.”

Devam →

Bir yayınevi: Kırmızı Kedi
Yazıyı oku

Öncelikle, yayın yönetmeni İlknur Özdemir’in (doğum tarihini belirtmiyor), mûteber Virginia Woolf çevirilerinden ve yayınlanan kitaplara kattığı îtibardan bahsetmeden geçilemez. Virginia Woolf’u İlknur Özdemir’den okumak büyük bir zevk.
Işık Ergüden’in Fernando Pessoa çevirileri de yine mûteber çeviriler olarak dikkat çekiyor. 1960 doğumlu olmasına rağmen Fransızcadan 150’ye yakın, ayrıca İspanyolca ve İngilizceden de çevirileri var Işık Ergüden’in.
Kırmızı Kedi’den yayınlanan bir kitabın kapağına, iç gömleğine, sayfalarına (kâğıt ve baskı kalitesine) dokunmakla, bütün engellere rağmen hâlâ kitabın îtibarı olduğununu fark ediyorsunuz.

Devam →

Enis Batur’un “Dalgınlık Kursları”
Yazıyı oku

“Kendime bir ağ şebekesinin içinden bakıyorum aynada. Aynaya özgü kaygılarım var.”
Böyle demiştim Gözgüden Bakmak‘ta.
Enis Batur’un Eylül 2014’te Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan Dalgınlık Kursları‘nda şöyle bir cümlesi var:

Ağ (boşuna “web” denmiyor), irili ufaklı tuzaklarla dolu; alabildiğine temkinli dolaşmak gerekiyor orada.

Devam →