Orhan Okay
Yazıyı oku

14 Ocak 2017 Cumartesi (16 Rebî-i elâhir 1438).
Fatih Camiinde öğle namazını müteakip bir cenaze namazı. Hakiki bir âlimin cenazesiydi: Orhan Okay Hoca’nın.
Müminlerin emiri Hz. Ali’nin (ra) şu sözü üzerinde iyi düşünmemiz lâzım:
“Mal mülk biriktirenler diri diri ölürler. Âlimler ise dünya durdukça yaşarlar. Kendileri belki yoktur, ama kalplerdeki eserleri dimdik durmaktadır.” (Nehcu’l belağa)
“İslâm’ı asrın idrakine söyletmek sözünde ben, İslâm’dan taviz verici bir ifade çıkaramıyorum. Âkif’in yaşadığı çevrede ve çağda,

Devam →

ekşi boza
Yazıyı oku

1990’ların başında, kitap fuarı’nın tepebaşı’ndaki binada yapıldığı zamanlar kendisine bir kitap uzatmıştım (evet isyan) ve imzalamasını rica etmiştim.
“adın ne?” diye bir soru geldi kendisinden. “sadece kendi adınızı, başka bir şey istemem” demiştim. bir an duraksayıp sonra bitişik olarak tamamı büyük harflerden oluşan adını yazmıştı kitaba. ben şaire küsmüştüm ama o kitabı çok seviyordum. aradan yirmi beş sene geçmiş, halen şairle barışamadım.
ve şimdi kendisi bir şair olmaktan öylesine uzak düşmüş ki acıdan başka bir şey duyurmuyor adı.

Devam →

Mehmed Âkif’den utanmadan
Yazıyı oku

Bir gazetenin ‘kültür-sanat’ sayfasını açıyorum; hayret, gazetenin böyle bir sayfası var hâlâ, kültür ve sanattan bunca uzaklaşmışken, kültür ve sanat bunca tahribata maruz kalmışken! Gazetenin ‘kültür-sanat’ sayfasında ‘Anayasayı kim yazmalı?’ diye başlığı olan bir yazı bile var, malum ‘kültür-sanat’ sayfası! Sayfadaki haberlerden birinin başlığında da “Sanat kritiği üretmeliyiz” diyor bir küratör. Hangi sanatın kritiğini acaba?
“Diğer alanlarla birlikte kültür sanatta da sadece kopya çekti[ğimizi], taklit etti[ğimizi]” söylemiyor muydu Cumhurbaşkanı? Üstelik “onları da kötü bir şekilde yaptı[ğımızı]”.

Devam →

Mehmed Âkif’ten “Edebiyat-ı Osmaniye”
Yazıyı oku

 

Bağcılar Belediyesi Kültür Yayınları Dizisi, No: 269!
Bunun ne demek olduğunu bilir misiniz? İki yüz altmış dokuz adet yayın demek! İstanbul’da, 1992’de Bakırköy’den ayrılan Bağcılar semtinde, iki yüz altmış dokuz adet yayın yapan bir “belediye” var. Bu, İstanbul çapında, Türkiye çapında ve hatta Avrupa çapında önemli bir olay. Hele, şu içinde bulunduğumuz kültürel erozyonun arttığı zamanda, Bağcılar Belediyesini gönülden tebrik etmek istiyorum.

2007’den beri Bağcılar Belediye Başkanlığını sürdüren sayın Lokman Çağırıcı bir belediyenin yayıncılık faaliyetinde,

Devam →

‘Vatanında Cüda'(!) İstiklal Şairi(!)
Yazıyı oku

‘İlk kez yayınlanan belgelerle…’ üst başlığının hemen altında ‘Vatanında Cüda’ İstiklal Şairi ibaresiyle yayımlanan  “Kod Adı: İrtica-906” adlı yeni çıkan kitaptan haberdar mısınız?
Görüldüğü üzere birçok adı olan, güzel baskılı ve ‘özel‘ bir kitap: “Kod Adı: İrtica-906“.

İstiklâl Marşı’nda şöyle dua eder Mehmed Âkif:

Cânı, cânânı, bütün vârımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Kitabın adında geçen ‘Vatanında Cüda’

Devam →

Âkif, meali Türk olduğu için mi imhâ etti?
Yazıyı oku

Mehmed Âkif’in, Mısır’daki mûtekifliği sırasında [mûtekif: câmi, tekke gibi bir yere kapanarak ibâdetle vakit geçiren, îtikâfa çekilen kimse. Mısır’dan gönderdiği bir mektubunda “ben burada mûtekifim” diyen Âkif’in isminin bir anlamı da mûtekif demek zaten] devlet, kendisinden bir Kur’an tercümesi (meali) yapmasını ister ve bir miktar da para gönderilir. Âkif bu paraya -ihtiyacı olduğu halde- elini bile sürmez, ama meale on bir sene kaldığı Mısır’da neredeyse tüm zamanını verir, ancak meali bitirdiği halde,

Devam →

Mûteber bir kitap: 1924
Yazıyı oku

1924b
1924

Bir Fotoğrafın Uzun Hikâyesi

Beşir Ayvazoğlu‘nun kaleminden süzülen ve Aralık 2006’da ilk baskısı yapılan bu kitabın îtibarı çok yüksek.

Kitap, benzerine pek rastlanılmayacak nitelikte bir biyografik anlatı. 1924’te çekilmiş iki fotoğraf var, ikisinde de aynı yedi kişi: Baş köşede, ortada otuaran Abdülhak Hâmid; (bize göre) solunda Cenab Şahabeddin oturmaktadır; sağ tarafında ise (bize göre) Süleyman Nazif, Midhat Cemal Kuntay’ın oğlu Vedat, Mehmed Âkif, Sami Paşazâde Sezai ve Âkif’in tam arkasında ayakta duran ev sahibi Midhat Cemal.

Devam →

Bağcılar Belediyesi’nden Mehmed Âkif’in Ders Notları
Yazıyı oku

Bağcılar Belediyesi Kültür Sanat Yayınlarının, önemli bir eseri daha yayınlamak üzere olduğunun haberi geldi: Araştırmacı-tarihçi Ömer Hakan Özalp‘ın yayına hazırladığı, Dâru’l-Muallimîn-i Âliye talebesi Mehmed Zekâi Konrapa tarafından 1908-1909 ders yılında tutulmuş Edebiyat-ı Osmaniye Defteri.

Bu dersleri Dâru’l-Fünun ve Dâru’l-Muallimîn-i Âliye talebelerine ortak veren Mehmed Âkif, göreve Tevfik Fikret’in istifası üzerine 21 Kasım 1908’de getiriliyor.

Türk şiirinin nasıl gelişeceğine dair kitaptaki görüşlerden bir örnek veren Ömer Hakan Özalp, 21 Aralık 2014 tarihli Yeni Şafak’taki söyleşisinde şöyle diyor: “Âkif,

Devam →