Usandık başına geçsin

Enis Batur/ Sandık

[…]

Ne çok taşındık! Nasıl dolaştırdık
bunca umudu, terkedilişi, kaybetme
ve kaybolma duygusunu? İçimize
kazınmış yolculuklar birer loş
düş ve hiçbir zaman hiçbiri
gerçekleşmemiş tasarılardı oysa:
Bu anahtarları olmamış kilitlerde
sandık. Sahi, sandık! kendisi
duruyor da onun, yıllardır giz’li
bir ölü gibi anahtarsız bekliyor.
İnsan asla açmamalı böyle bir
efsaneyi. Herkesin hayatında
içindekileri unuttuğu, umduğu,
bambaşka kutularda aranacak
eşya, söz ve işaretler kalmalı.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 21 Mart 2004’te İzmit’te şöyle diyordu:
“Sandığın başına geçtiğimiz zaman Cenab-ı Allah’ın huzurundayız.”
Şimdi Cenab-ı Allah’ın huzurunda, bekliyor(uz);  bakalım herkesin hesabı nasıl görülecek!?
Sandığın başına geçmediğimiz zaman veya usandık başına geçsin dediğimizde Cenab-ı Allah’ın huzurunda değil miyiz? Ne de olsa “merak/ bir devrimcinin hazırlığıdır.”