Zihinsel özgürlük: Şuursuzluk!

Şiir Gündelikleri – XV

Ömer Aksay

 

ŞİİR GÜNDELİKLERİ

(Şiire Dâhil Notlar)

 

“Kimileri şiirlerini inşa ederler ve cümleleri eğip bükerler. Kelimeleri değiştirirler ve kendilerini bunların açıklamasını yapmak zorunda hissetmezler. Tek tutkuları bu şiirlerin çekiciliği ve etkisidir ve bu şairler bunları kalpleriyle anlarlar.”
Antoine de Saint-Exupéry, Kale (İsmail Yerguz çevirisi, Zeplin Kitap, Mart 2016)

//

Hulki Aktunç, Adresim Aynalar adlı şiir kitabında (1991) şöyle diyordu:
“Bir resmin solma sürecinde solman
Öyle solma süreci kadar müslüman”

//

Nietzsche, “dass die grossen Meister der Prosa fast immer auch Dichter gewesen sind” (düzyazının büyük ustaları her zaman şairler olmuştur) der, arkasından da ekler: “und fürwahr, man schreibt nur im Angesichte der Poesie gute Prosa!” (ve aslında, iyi düzyazı şiirle [aynada] yüzleşerek yazılır!)
Buradan yola çıkarak bizde şiirle yüzleşmeyi, bugün birçok düzyazarın unuttuğu veya yüzleşecek cesareti olmadığını söyledim.
Şiirle yüzleşmekten korkmayan birkaç kişiden biri de Nazan Bekiroğlu.

//

“Şiir, geldiğinde herşeyi kenara itiyordu.”
Enis Batur, (Nigredo, durayazmak).
Herşeyi kenara iten şiir, gelen odur. Eğer herşeyi kenara itmiyorsa, itemiyorsa, karşı konuluyorsa, o gelen şiir değildir.

//

Uzun Şiir İçin Üç Çıkma. Enis Batur’un Rotterdam Poetry International’da bir yuvarlak masa toplantısı için kaleme aldığı küçük çaplı üç metin.
Uzun şiir’e Mehmed Âkif’siz, İsmet Özel’siz nasıl katlanabilirim?

//

Metin Eloğlu’nun ilk dönem şiirleriyle karikatürist David Levine arasında koşutluk gördüğünü söylüyordu Cemal Süreya. Fazlasıyla zorlama bir koşutluk arayışı olarak geldi bana. “Salâh Birsel’in yazılarıyla Chaval’ın çizgileri arasındaki benzerliğe” ise eh, pek zorlama denilemez. Böyle şeyleri seviyordu Cemal Süreya. İlgi alanları Türk şiir standartlarına göre hayli fazlaydı.
Metin Eloğlu beni hep André François’ya götürür.

//

Adres değiştirmek, argo ölmek anlamına geliyor. Bu hoşuma gitti.

//

Şair bir gün susuverdiyse bunun da şiirine dâhil olması gerektiğini düşünüyorum.

//

“İsmet Özel genel olarak yetenekli bir şair.” diye yazmış Ramis Dara. Akatalpa, Ekim 2009.
Çayım buz gibi oldu, ölmekten.

//

“Şiir, zihinsel özgürlüğe bağlıdır. Zihinsel özgürlük maddî şeylere dayanır.”
Virginia Woolf 1928’de söylüyor bunu, Kendine Ait Bir Oda’da.
Bugün de geçerli mi bu söz, koşullar aynı mı 1928’le? Zihinsel özgürlüğe sahip mi şair? Şairden başka kime bakarsanız, zihinsel özgürlüğe sahip olduğunu göreceksiniz, ama bu zihinsel özgürlük onlarda şiire de bağlı kalmamayı sağlıyor. Zihinsel özgürlük şuursuzluğa bağlı artık.